Başlıktan konu içeriğini anlamak pek zor olmamalı zaten.. Yaklaşık bi 20 dakika kadar önce usta Zülfü Livaneli‘nin Veda filminden çıktım. Şahsen terorizm yandaşı bi ortamda büyümeme rağmen (Okullar, mahalle vs.) Atatürk (!) benim için herşeysen ve herkesden önce gelir. Herzaman ki gibi bu filmin çıkışında da Ata’nın vefat sahnesinde gene ağladım..Helal olsun Livaneli’ye ne diyebilirim ki.. Gerçi attığım başlık Dersimiz ATATÜRK isimli bir filmin sloganı ama olsun. Ne fark eder ki ? Livanelinin filmlerini zaten beğenerek izlerim. Ama bu film ile artık o benim 1 numaram !
Biraz filmden bahsedelim.. Film Gazi M. Kemal ATATÜRK Paşa’nın yaveri olan Sahil Paşa gözünden anlatılıyor diyebiliriz.. Zannediyorum ki hepimiz Sahil Paşayı biliriz. Önder’in en sağdık yaveri.. Film; Salih Paşa’nın 10 Kasım 1938 yılında, saat 07:00 sularında oğluna yaptığı bir konuşma ile başlıyor.. Salih Paşa oğluna; “Eğer Atatürk‘e birşey olursa, bende kendi canıma son verme kararı aldım oğlum.. Onsuz hayat, oksijensiz yaşamak gibi birşey.. O olmadıktan sonra benimde yaşama ihtiyacım yok..” diyerek başlıyor hikayeye.. Sonrasında oğlunu okuluna geri gönderiyor çocuk ağlıyor falan.. Salih Paşa vicdan azabı çekmeye başlıyor ve M. Kemal Paşa ile tanışmasını baştan sonra bir mektup olarak yazmaya karar veriyor.. Daha fazlasını anlatmak isterdim ama filmin heyecanını kaçırmak istemem. Yarın ilk işiniz sinemaya gitmek, ve bu filmi izlemek olmalıdır çünkü. Şimdiden hepinize iyi seyirler dilerim..
Mustafa Kemal ATATÜRK, gerek yaşamıyla, gerek davranışları, gerek kıvrak zekası ile bize her saniye örnek, ve bir Önder olan mükemmel bir insan, ve mükemmel bir Liderdir. Şahsen Nutuğu okumuş ve bitirmiş biri olarak, Atatürkçü bir kişilik, ve onun fikir ve görüşerini anlayan biriyim. Ki zaten çevremide böyle yapmaya çalışıyorum. Şimdi biraz filmden çıkıp kendimden bahsetmek gerekirse.. Otobiyografimi okuduysanız ingilizceyi seven biri olduğumu görmüşsünüzdür. Şöyle bir geçmişe ve günümüze bakıcak olursak bundan ingilizce öğretmenlerimin önemleri çok büyük. Benim hayatıma yön veren 3 benim için çok değerli ingilizce öğretmenleri bayanlar oldu. 1.-ki o bu yola baş koymamı sağlayan insan- 6,7 ve 8. sınıf ingilizce öğretmenimdir. Kendisi tam bir Atatürkçüydü ve ingilizcesini bununla bütünleştirmişti. Zaten Türk olarak Türkiye’de yaşadığımız için elbbetteki derslerimizde Atatürk ve hayatı ile ilgili şeyler olmakta. Öğretmenimiz bunu en güzel yolla, üstün bir zeka ve dille bize aktarıyordu. Çok fazla kişi memnun değildi ondan. Dediğim gibi büyüdüğüm ortamda bu düşünce biçimi pek yaygın değildi. Ama benim gibi olan bir azınlıkta vardı tabi. Ben Atatürk‘ü de, ingilizceyide çok seven biri olarak benim çok hoşuma gitmişti o zaman bu şeyler. Ki ikisinede ısınmam çok sürmedi. Diğer öğretmenlerimle bu sene tanıştım; biri okuldaki diğeri ise kurstaki ingilizce öğretmenim. İkiside mükemmel zeki insanlar, ikiside gerçekci ve mantıklı insanlar. Onlarında üzerimde çok etkisi var diyebiliriz..
Bilmiyorum zahmet edip buraya kadar okudunuzmu, ama okuduysanız da teşekkür ederim =) Belki kiminizin canını sıktım belkide sıkmadım, ama umarım hayatınızda ufak bi önemi olmuştur yazımın. Bir dahaki yazıda görüşmek üzere..












Şubat 27th, 2010 at 13:51
Harika bir yazı, Harika bir Film.
Malesef burada sinama yok olsa gitmeyi çok isterdim. Bu Tip zorluklar yaşıyoruz.
Düşüncelerinde harika Berke’cim.
Şubat 27th, 2010 at 15:15
evet film çok harika berke yazın çok güzel olmuş tebrikler benim burdada sinema yok gidemiyorum malesef ama izlemeyi dört gözle bekliyorum
Şubat 28th, 2010 at 01:12
emir kayseriye geldiğinde birlikte gidelim bu filme