Twitter Verified Aktivasyonu

Herkese merhaba.
Günümüz malum teknoloji ve internet çağı. İnternet üzerinde tonlarca site bulunmakta ve bunların en çok hit alanlarını ise sosyal paylaşım siteleri oluşturmak. Zamanın yonja, orkut vs. gibi siteleri şimdi yerlerini en başta Facebook, ve MySpace’e bıraktılar -Tabi bunun yanında tumblr’ı da unutmamak lazım-.
Benim bahsetmek istediğim konu Twitter.
Aşağıda anlatacağım şeyi özetlemek gerekirse; Twitter hesabını Verified yapmak isteyenler, yani Türkçe karşılığı ile, sizi arayanların gerçek siz olduğuna inanması isteyenler için rütbe sistemine katılma işlemi. Birçok kişi bunu yapmanın yollarını bilmiyor, hatta durumdan haberdar bile değiller. Umarım aşağıdaki bilgiler yardımcı olur :)

Öncelikle, aşağıdaki linke tıklıyorsunuz ve Twitter’ın destek sayfasını açıyorsunuz;

http://support.twitter.com/articles/119135-about-verified-accounts

Eğer bu link üzerinden açamazsanız, Ayarlar bölümünün olduğu sekmeden Help butonunu seçerek, Verified adı altında arama yapıp bu sayfaya ulaşabilirsiniz.

Ardından açılan sayfada, birkaç konu başlığı göreceksiniz. 3. başlık olan How do I get my account verified? başlığının açıklamasının sonunda bulunan Form linkine tıklayacaksınız;

Karşınıza çıkan pencereyi de, aşağıdaki resmi örnek olarak doldurup Submit Query butonuna tıklayacaksınız;

İşlemin ardından Twitter’a kayıtlı olduğunuz mail adresine Twitter tarafından bir mail atılmış olmalı -Genelde Gelen Kutusunda Olur Fakat Spam’a bakmakta fayda var-. Bu mail;

yukarıdaki gibi ise, talebiniz alınmış demektir. Bekleme süresi hakkında kesin bir bilgi mevcut olmamakla beraber, en kısa zamanda hesabınız Verified edilecektir.

İnternet ve Teknoloji kategorisine gönderildi | | 3 yorum

Dönem Sonlarının Popüler Konusu “Yalakalık”

Merhabalar.
Eğitimde, dönem sonlarının vazgeçilmez konusudur ‘’.
Okulda, dönem sonu yaklaştığı zaman, sözlü notları verileceği zaman şüphesiz en ve vazgeçilmez konudur.

Yalakalık bir insana nasıl yakışır siz ne düşünürsünüz bilmem ama şunu söylemekte fayda var, iyi bir şey olmadığı kesin.. Bir insan kendine neden bunu yakıştırır onu da bilemem.

Ama bunun birçok örneği mevcuttur. Okulda, hoca ile neredeyse hiç konuşmaz ama dönem sonu gelince ne hikmetse hoca ile kanka olan tipler vardır. Dönem içerisinde derslerde haylazlıkta üstüne yoktur, ama dönem sonunda çiçek öğrenci moduna geçen tipler vardır.

Sözüm meclisten dışarı, nasıl yakıştırıyorsunuz ki kendinize?

Yav ben inanın hocaya “bana şu kadar verdiğiniz zaman 2 düşüyor hesapladım” lafını bile çok zor diyorum, veya diyemiyorum.

Millet ne güzel yalakalık yapıyor, alıyor notun alâsını. Sende yap sende al diyeceksiniz. Yapmam. Bende huy var. Kendime hocaya karşı yalakalık yapmayı yakıştıramıyorum. Hiç sevmiyorum ayrıca. Yapanı da, yalakalığın kendisini de..

Tavsiyem, aklınızdan geçirenler için; yalakalık falan yapmayın. Bırakın sözlünüze ne veriyorlarsa kalsın öyle. Böyle durumda iki yöntem var.

1- Sorunu kendinizde arayın. ‘Hoca bana neden böyle vermiş olabilir, neden böyle verdi’ diye düşünün. Belki sorunun sizde olduğuna dair birşeylere ulaşabilirsiniz.
2- Gerçekten o notu haketmediğinizi düşünüyorsanız, yine sesinizi çıkarmayın. Sadece; o notu size haketmediğiniz yere veren öğretmenin öğretmenliğinden şüphe edin ve susun.

2. madde biraz ağır olabilir ama çok acayip durumlar olabiliyor. İnanın, gerçekten de haketmediği yere not alan o kadar çok kişi ve o notları veren o kadar çok öğretmen var ki!…

Hepinizi sevgi ile selamlıyorum.

Diğer kategorisine gönderildi | | 5 yorum

iPhone telefonun eksiklikleri

İphone telefonun en büyük eksikliği bluetooth fonksiyonun olmamasıdır.iPhone’da görünüş olarak bluetooth özelliği var gibi gözüküyor ama bu özellik sadece kulaklık gibi araçlarla haberleşmek için kullanılır.Yani herhangi bir telefona resim veya müzik gibi bir dosya aktarımı yapamıyorsunuz.iPhone bir kötü durumda pili 2 yıl gibi bir sürede bitmesidir.Bunun içinde iPhone servise göndermeniz gerekmektedir ve buda büyük bir maliyete gelmektedir.iPhone’nun bir eksikliğide flash özelliğinin bulunmamasıdır.İnternette çok kullanılan bu özelliğin Safari tarayıcısında bulunmamasıdır.Standart olarak telefonda video kaydetme özelliği bulunmamaktadır.Çeşitli yazılımlar ile bunu sağlıyabilirsiniz.

İnternet ve Teknoloji kategorisine gönderildi | | 1 yorum

Melih Gökçek’le Konuştuk

Gece Melih Gökçeğin gelip herkesin sorularını cevaplamasını beklerken bende sürekli buldugum formülle onun dikkatini çekip twitlerime cevap vermesini sağlıyordum. Bu gecede Okan izlerken Melih başkan geldi ve takipçileri ile konuşmaya başladı.

melik gökçek twitterBen ona dün Sarıgül hakkında bir takım sorular sormuştum oda bana güzel cevaplarla durumu anlattı, Asında hangi parti veya görüş olursa olsun Siyasi parti liderlerinin veya Yerel yöneticilerin halka iç içe olması ve internet ortamını kullanarak bizle ilgilenmesi ve sorularımıza cevap vermesi çok güzel Türkiye içinde çok güzel bir olay, Sonuçda muhalefet vs bile olsa güzel işler veya karşıt getirerek ortaya yararlı bir durum koyması gerekli.

Telefonumu vererek seni bekliyoruz Melih başkan diye ileti attım sonra aradan 4-5 dakika geçmeden telefon çaldı ve direkmen hissederek MELİH başkannnn diye bağırarak açtım, Nasılsın felan diye sorular sordu konuştuk bu durum çok hoşuma gitti, Kendisi nişanlımlada konuştu, Söz verdi, Ankarada nikahı kendisi kıyacak, Biz emin olmak için bunu twit’dede  söylemsini dile getirdik ve oda söz vererek ANKARA’da nikahımızı kıyaçağını söyledi, Ayrıca bir sürü telefon geldi Melih Başkanla nasıl görüşebiliriz felan diye, Çiçek, Pasta vb ihtiyaclarımızıda arayanlar söz vererek karşılayacagını söyledi…

Kendisine bizi ondurlandırdığı için teşekkür ediyoruz, Hangi görüş, Hangi parti, Hangi yönetici olursa olsun MELİH GÖKÇEK gibi halkla ilgilenmesi harika !

İnternet ve Teknoloji kategorisine gönderildi | | 2 yorum

WeBeyn – Web’in Beyni Açıldı

Merhabalar.
Öncelikle, ben bilişim teknolojileri alanında okuyorum. Aklıma bir proje geldi ve faaliyete geçireyim dedim hemen. Okulda bize öğretilen programlara dair (fireworks,photoshop,visual basic,dreamweaver vs.) hem yazılı hem de videolu anlatımları koyacağız siteye. Bize öğretilenin aynısını ya da bize öğretileni geliştirip kendi yaptıklarımızı koyacağız. Böylece bize öğretileni hem tekrar etmiş olacağız, hem de sizlere faydalı olmaya çalışacağız.. :)

WeBeyn’de, anlatımların dışında bilgisayar, teknoloji, internet ve grafik ile ilgili şeylere de yer vereceğiz.

www.webeyn.com

İnternet ve Teknoloji kategorisine gönderildi | | 2 yorum

Model Rekoru Kırılacak…

Geçen yılı rekor satış rakamları ile tamamlayan otomotiv sektörü,2011 yılında “” kırmayı planlıyor.Son yıllarda 50 yeni modeli piyasaya sunan otomotiv sektörü,bu yıl 100′den fazla yeni model ile boy gösterecek.


:Evoque,bugüne kadar üretilmiş en küçük ve en iyi yakıt ekonomisi sağlayan RangeRover olacak.Evoque,65.000€ civarındaki satış fiyatı ile Şubat’tan itibaren ön taleple satılmaya başlanacak.

:Avrupa ve Türkiye pazarlarında önemli satış başarılarına imza atan 407 modelinin yerine geçecek 508,markanın yeniliği olacak.Otomobil Nisan sonunda gelecek.

Renault:Yeni orta üst sınıf sedanı Latitude,Megane Coupe Cabriolet, ve Oyak Renault’un Bursa fabrikasında üretilen elektrikli Renault Fluence Z.E.’si markanın 2011′de pazara süreceği araçlar.

:Toyota,2.yarıyla birlikte yeni Verso-S modelini piyasaya sürecek.

Mercedes:6 yeni modeli pazara sürecek CLS ocakta,SLK mayısta,yeni M ile B Serisi kasımda showroomlardaki yerini alacak.Mercedes’in yeni sıradışı modeli C-FL Nisan ayında,C Coupe Ağustos ayında satışa çıkacak.

Chevrolet:Yılın ikinci yarısından itibaren Camaro Coupe,Camaro Convertbible,yeni Chevrolet Avea HB,yeni chevroler Aveo Sedan,yeni Chevrolet Cruze HB ve Oriando’yu getirecek.

:Ocak’ta Fiat Doblo’nun otomatik versiyonu satılmaya başlanacak.Doblo’nun pick-up versiyonuda Eylül’de ticareileşecek.Şubat’ta Punto Evo Turbo 1.4lt. 135bg yollara çıkarken,Mart’ta 140 beygir gücündeki 1.4 Bravo Multiair,piyasaya sürülecek.

AstonMartin:James Bond’un markası AstonMartin,bu kez küçük şehir otomobiliyle karşımıza çıkacak.Yılın ikinci yarısında satışa sunulacak Cygnet,kompakt lüks sınıfa farklı bir bakış getirecek.

:Tamamen yenilenecek A6 Mayıs’ta satışa sunulacak.Otomobilin 3.0 TDI 245bg quattro S tronic,3.0 TFSI 300bg quattro S tronic versiyonları olacak.Yeni kompakt SUV modeli Q 3 Ekim’de 2.0 benzinli(211bg) ve düzel motor seçenekleriyle Türkiye’de olacak.

:Markanın amiral gemilerinden yeni C4 Şubat’ta gelecek.Yeni DS4 ise yılın ikinci çeyreğinde ithal edilecek.

VW:Yılın ikinci yarısından sonra yeni Tiquan ve yeni CC showroomlarda yerini alacak.VW’nin yeni pick-up’ı Amarok,yılın ilk yarısında geliyor.Araçta,2.0 TDI motor yer alacak.

BMW:BMW 1 serisi tamamen değişiyor.Araç sonbaharda Türkiye’ye ithal edilecek.Yeni 6 Serisinin Cabrio seçeneğinin üretimine Mart itibariyle başlanacak.6 Serisi Coupe’nin üretimine Eylül’de başlanacak.

:Opel yeni Astra’nın HB ve SportsTourer 1.4 140bg otomatik versiyonlarının lansmanını ilk yarıda yapacak.Mart ayında yeni Corsa yollara çıkıyor.Ekim ayı sonunda yeni Zafira modeli satışta olacak.

Mazda:2011′in gelişiyle bilirkte Türkiye’de Mazda showroomlarındaki yerini alan yeni Mazda2 modelinin ardından bu yıl yeni CX-9,Mazda3 dizel ve Mazda5 yollara çıkmaya hazırlanıyor.

:Ocak’ta Sportage modelinin 2.0lt. benzinli versiyonu ithal edilecek.Yılın ikinci çeyreğinde A segmentindeki Picanto,tamamen yenilenerek pazardaki yerini alacak.

Tata:Yeni Vista modeli yılın ilk çeyreğinde gelecek.

Porsche:Cayman R modeli Şubat’ta Türkiye’ye gelecek.

Mini:2011′de Mini Coupe,Türkiye’de satışa sunulacak.MiniRoadStar 2012′ye yetişecek.

:D segmentinde yer alan Accord’un yeni yüzünü Türk Tüketicilerle buluşturacak.

:Yeni Mondeo ve S-Max’da 1.6 performanslı ve tasarruflu Ecoboast motor ilk çeyrekte devreye girecek.Yeni TDCi motorlar 1.6 TDCi 115bg motor yeni C-Max’tan sonra Mart sonunda yeni Mondeo’da kullanılmaya başlanacak.Markanın amiral gemisi yeni Focus ise ilk çeyrekte;yeni Ranger üçüncü çeyrekte tüketicilerin karşısına çıkacak.

Resimler:












Birde ek olarak Renault Kangoo bebop modeli var çok harika bir tasarımı var aracın onunda bir tane resmini ekliyorum beğeneceğinize eminim henüz Türkiye’de satışı yok ama yakın zamanda oda gelir.

Güncel kategorisine gönderildi | | 1 yorum

Kendi biyografini yazabilir misin?

Bu seferde insanı farklı bir cepheden inceleyelim .. -

-Kendi Biyografinizi yazabilir misiniz ?
Ben kendim yazamam bir çok kişide yazamaz .. kendinizin değil çevrenizin sizin hakınızdaki fikirlerini kendiniz yazacaksınız ve neslnel olacaksınız ama kendi öznel hayatınızı kusura bakmayın ama bu pek mümkün gözükmüyor …

Kendi düşüncelerimizi , kendi fikirlerimizi , hayamızın bizi etkileyecek şekilde dönüm noktası sayılabilecek layları elbette yazabilirirz ama nesnel olmayız nesnel olmak için başta otobiyografi değil biyografi yazmamız lazım bunun içinde kendi biyografimizi değil başka bir kişinin biyografisinizi yazmamız gerekecektir..

Şiir yazarken tek tek tüm saturlarınız gözden geçirir ,gözden geçirdiklerimizi tek tek kafiye dizesine göre düzenler ve aynı zamanda anlamı birbirine bağlamaya çalışırz ve öznel oluruz .. öznel olmak zorundadır çünkü kendi psikolojik düşüncelerimiz ama otobiyografide kendi biyografimizde böyle bir olay mümkün dğeil …

Nesnel düşünmek nesnel yazmaktan daha zordur biirde bu kendi hayatımız olunca .. Hayatımızın bir köşesinde herkes kendi hayatınız yazmak ister kendi hissetiklerini yazmak ister ama bunun bir biyografi olduğunu düşünmek ister ama o biyografi değil kişisel bir hayatı konu alan romandır .. Romanıda roman yapan kişisel olmasıdır .. ve böyle olmak zorundadır ..

Otobiyografide nesnel olmak zorundadır ama pek mümkün değildir ..

Otobiyografiyi yazabilseydi herkes biyografi olmazdı..
Biyiografini ,hayatını kendin yazdığın sürüce değil başkaları tarafından hayatınız yazırlırsa okuyucuların gözünde otobiyografiden daha fazla göz bebeği olursunuz ama unutmayın biyografinizi kendiniz yazmayın ..

Başka bir konudan girdik başka bir konudan çıktı .. Hep böyle oluyor benim yazılarım kusura bakmayın bir başlayınca aklımda canlanıyor cümleler..

Okuduğunuz için Teşekkürler
BURKAY GÖKÇE..

Bizden, Güncel kategorisine gönderildi | 3 yorum

KOCAMAN Bir Dram..

Laf ola savaş kese savaşı, laf ola kestire başı..


Aykut KOCAMAN… Öncelikle Aykut Kocaman’ın geçmişine şöylece bir göz atmak istiyorum. 1965, Sakarya doğumlu Eski Milli Futbolcu, Teknik Direktör.
1988-96 seneleri arasında Fenerbahçe formasını giymiş, 212 Maçta 140 gol atmış simgeleşmiş isimlerden.
2000 senesinde, İstanbulspor’dan emekli oldu. Ardından 2000-04 yılları arasında 4 sene üst üste İstanbulspor’u çalıştırdı. Ardından ilerleyen 5 yıla tekabülen sırasıyla Malatyaspor, Konyaspor ve Ankaraspor’u çalıştırdı.
2009/10 sezonunda Fenerbahçe yönetiminde, sportif direktör olarak yer buldu. Sportif direktörlük döneminde de çok takdir ettiğim birisi değildi kendisi. Nedeninden bahsetmek gerekirse, yaptığı transferler, scout raporları vs. Takımı her yönüyle takip eden biri olarak bunlarıda araştırıyordum. Sezon sonunda Daum’un ayrılmasıyla, “Teknik Direktör Olmassam Ayrılırım.” sözleri sonuca Fenerbahçe’nin başına geçmişti Kocaman.

Şimdi Aykut Kocaman yönetiminde Fenerbahçe’nin yaptığı transferlere bir değinelim. İyi ve kötü yanlarıyla.
Öncelikle sezonun en büyük transferi Mamoudu Niang… OM’den geldi, kaptandı; sol kanat özellikli bi Hedef Adam Forvet’ti. 14 Maçta 8 gol gayet güzel. Fakat şöyle birşey varki Niang bu 8 golü ilk maçlarında attı. Yaklaşık bi 10.maçtan sonra tüm takımla beraber oda düşüşe geçti.
Miroslav Stoch.. Chealsea’nin ve Twente’nin genç yeteneği. Her iki kanatta’da oynayabilen, hızlı, ayağa pas yapabilen bir oyuncu. İlk maçında (Young Boys 2-2), harika bir şutla, sağ direğe çarpan topu gol yapmayı başarmıştı. Peki sonra? Stoch ve Dia, kontejan gereği değişmeli olarak yer buldukları için oynadığı maç sayısı pek fazla değil. İkisininde en büyük zaafı, fazla koşmaları. Ne nasıl gibi sorular oluşabilir aklınızda; o yüzden şöyle bir açıklama yapayım. Babam yaklaşık 8 senedir teknik direktör o yüzden bu işlerin fazlasıyla içindeyim. Her zaman şöyle birşey vardır, çok koşan çok yorulur. Kastettiğim olay her futbolcu için geçerli değil. Ama dikkat etmeniz gereken, Dia veya Stoch gibi genç oyuncuların kondisyon ve yaşlarıyla, David Silva, Queresma vs. kondisyon, tecrübe ve yaşları. Demek istediğim Stoch’un zayıf bir oyuncu olduğu değil, aksine hırslı ve yetenekli bir oyuncu. Fakat oyun stili ile vücut yapısı pek uymuyor. Stoch topu önüne atarak, uzun deparlarla rakibi geçmeyi seven bir oyuncu. Takdir edersiniz ki en azından bi yarım saatlik bir süreç sonucu bu fazlasıyla yorucu bir hale gelir. Ve Fenerbahçe gibi, oyuncuların birbirine yakın oynamadığı, 35m’den pas atılmaya çalışıldığı bir takımda, bu tam bir işkencedir. Fakat bunun çözümü futbolcudan değil, organizasyonlardan, buda teknik ekipten geçer.
Serkan Kırıntılı’ya ileride değineceğim.

Bir de Kocaman’ın gençler üzerindeki konsantrasyonu yani beklentileri var. Bunların başlarında; Okan Alkan, Gökay İravul, Berk Elitez gibi 3 isim gelmekte. Oyunların bakılırsa, 3′ü de gerçekten yetenekli fakat Okan Alkan bunların arasında parlayan bir yıldız. Bunu oynadığı tüm maçlarda da göstermeyi başarmıştır. Tamam buraya kadar herşey güzel, gençlere yer veriliyor futbol geliştiriliyor falan filan.. Fakat Kocaman’ın şöyle bir hatası var ki, FAZLA GÜVEN. İstediği kadar yetenekli olsun, 23 yaş altındaki, yani henüz genç klasmanına giren oyuncularda fazla derecede tecrübe eksikliği vardır. Tamam bunun için maçlara alınır şans verilir doğrudur, fakat maçın kaderi bu oyuncuları bağlanmaz, kesinlikle yanlıştır. Bunun sonuçlarını gerek Mert Günok’un hatalarından, gerekse Okan Alkan’ın bugünkü maçta (Yeni Malatyaspor) attığı kendi kalesine gol de örneğidir.
Yinede Kocaman’ın güvenmekte hata yaptığı isimler sadece bunları değil. Bunların yanı sıra Caner Erkin, Serkan Kırıntılı, Christian da gelmekte. Ve Kocaman’ın bir hatası daha, fazla inat yapmakta. Yani şöyle ki şu takımda Caner Erkin’in oynama sebebi oyunu değilde, Andre Santos’dur. Santos’un yaptığı açıklamalar, hareketlerdir. Açıkça her yerde belirtilen bir şekilde Kocaman’ın Santos hakkında olumsuz fikirleri var, ve bunu oyuna, oynatmama cezasıyla yansıtmakta. Bu gerçekten profesiyonellik dışı bir hareket. Hadi neyse, diyelim ki böyle birşey yaptınız, ama sonradan pişman olup, oyunun son 15 dakikasında adamı oyuna almak nedir? Bugünki oynanan Yeni Malatyaspor maçında, yenilen 2 golde açık şekilde Caner Erkin’in hatasıdır. Ve Caner Erkin, kendisinin de belirtmiş olduğu şekilde, ofansif oynayınca başarılı olan, savunması pek kuvvetli olmayan bir adamdır. Çok iyi bir stoperin olur, koyarsın Caner Erkin’in yanına, 1,5 kişilik oynarsa Caner Erkin’de harikalar yaratır. Ama şu gün görüyoruz ki ne Yoseph Yobo, ne Lugano, Bilica, İlhan, Bekir. Hepsi formsuz ve oynayamayan oyuncular. Bu yüzden de sol bek açısından çok fazla bir zaafı var Fenerbahçe’nin.

Tamam Kocaman’a çok fazla yüklendim kabul ediyorum. O yüzden eleştirmek istediğim bir kişi daha varki, bu yönetim değil AZİZ YILDIRIM. Uzaktan bakılınca 4-4lük bir başkan olduğu gerçeğini kimse değiştiremez bu kabulümdür. Fakat benim değinmek istediğim nokta Kocaman ve Yıldırım arasındaki bağ. Bunu şöyle anlatayım, Aykut Kocaman’ın ara transferde 3 isteği vardı; “Bir sol bek, Bir ortasaha göbek, ve Alex’in sözleşmesi.” Aziz Yıldırım ise ona şöyle bir cevap verdi; “Transfer yapıp para harcamayacağız, şampiyon olacak kadromuz var!”. Bugünki maç sonucunda gördük ki, 2.Lig takımına yenilen (Sıralamaya göre 3.lig), Avrupa Kupalarında hiçbir başarıya ulaşamayan, ligte liderin 9 puan gerisinde, gerçekten harika bir kadromuz var!

Güncel kategorisine gönderildi | | 3 yorum