Merhaba, ben Arıza Adam… Yani normal hayattaki kibar, ince ve terbiyeli kişiliğiyle “Ömer Dalman” olarak bilinen kişi…
Yıllardır bir şeyler yazıp-çizmiş, tasarımcılıkla, mimarlıkla uğraşmış, meslekte ondokuzuncu yılını tamamlamış, hayat yolunda çok çeşitli olaylar ve insanlar görüp tanımış, düşünen bir insanım. Yazmış olduğum serbest şiirlerin sayısı 1200 civarında olmasına ve yine benim yazdığım bir ton makale ve taşlama olmasına, üstüne üstlük medyanın kalbinin merkezlerinden bir kuruluşta yıllarca çalışmış olmama rağmen kendini ne yazarlıkta ne şairlikte resmi anlamda sivrilememiş zavallı yenik kişilik Ömer Dalman…
İşte bu yüzden 2 yıl süren çilekeş bir hamilelik safasını aşarak, yeni bir doğum gerçekleştirdim. Adım artık Arıza Adam!
Ömer Dalman ismini ebeveynlerim koymuştu. Arıza Adam ismini ise bizzat ben koydum! Artık alayı gelse tanımam! İsim benim, ün benim, rol benim, bu ok gibi kaşlar benim! Gördün mü bakayım sen kaşları!?
Merak etmeyin; yazılarımda ne metroseksüelize kaşlarımı, ne sinir edici uyuz bakışlarımı, ne de şımarık gülüşlerimi görmeyeceksiniz, çünkü işin bu tarafı sadece yazılarımdan ibaret… Rahat olun yani bu açıdan! Gevşeyin, kendinizi yazılarımın akışına bırakın.
Hayatta ne kadar dürüstsünüz düşündünüz mü hiç? Hayır hayır! Çevrenize karşı dürüstlük aşamasına gelemden önceki aşamayı soruyorum. Yani kendinize karşı ne kadar dürüstsünüz herşeyden önce bakalım? Her sabah yüzünüzü yıkayıp, giyinip, paklandıktan sonra iç hesaplaşmalarınızı halledip mi dışarı çıkıyorsunuz, yoksa gerçekliğinizin üzerine o bir sürü yalancı sosyal maskeyi kuşanıp mı çıkıyorsunuz? İşte önemli olan bu benim için.
“Benim için” diyorum, çünkü benim yazılarımı okuyan herkes kendini bir seçim noktasında bulacaktır. O noktada ya gerçekleri bütün çıplaklığıyla kabul ederek, aydınlık bir ruha geçeceksiniz, ya da bana aşırı uyuz olup, kendinizi o aynada en çirkin şekliyle görecek ve bir daha beni okumayacaksınız! Çünkü yazılarımla size ayna olan ben, beni bir dahaki her okuyuşunuzda size bütün çirkinlikleri yine katıksız göstereceğim.
Buna kalbinizin dayanması mümkün değildir. İçindeki cevherin üzerini katman katman suni güzellikler ve toplumsal kalkanlarla perdelemiş dimağların, benim ayarsızlığım, dürüstlüğüm ve utanmaz çizgim ile harmanlanıp, hayatlarına sağlıkla devam etmesi asla mümkün değildir! Zaten buna çabalayanlarla benim de bir daha işim olmaz. Ama diğer sınıfa giren dimağlar anlayacaklardır ki; hepsi benim canımdır. Onlar benim birer parçamdır. Evrene endişesizce yayılmış cesur ve sevgi dolu ruhların birleştiği o eşsiz sıfır noktasındaki yoldaşlarımdır.
Bu durumda endişelenecek bir şey de kalmaz, öyle değil mi? Gerçekleri görmek, fazlalıkları atmak, sadeleşmek ve biraz geyik yaparak bu hayatı makaraya almak için buradayız. Geriye kalan ve aptalca takıldığımız her şey zaten ilüzyonlar, kalıplar ve toplumsal takıntılardır.
Bundan böyle bu sitedeki yazılarımda bir çok toplumsal ve bireysel olguyu en acımasız şekilde ameliyata yatıracağım. Hem de ne lokal ne genel anestezi de kullanmadan!.. Bu yüzden kendini bu ameliyata yatırmaya niyetli olanlar; aman dikkat! Lütfen operatör doktorunuza güvenin ve kendinizi onun eline bırakın! Bu ameliyatta bıçak yok, narkoz yok, bandaj yok, tentürdiyot yok, ama alabildiğine cillop, kalçalı-basenli birbirinden güzel hemşirelerim var! Siz yeter ki; rahat olun ve kendinizi bırakın.
Sizlerle tanışma niteliğindeki bu yazımı bitirirken; ülkemde yaşamak için debelenen bütün emekçilere, yeni mezun, iş imkanlarından uzak bırakılmış gençlere, gerçek tasarımcılara, işçilere, sanatçılara, artistlere, yani şişirme ve yalakalıktan uzak olan her dostuma koca bir selamı borç bilirim.
Bir sonraki yazımda ilk ameliyatımda buluşmak üzere!
Arıza Adam
Ömer Dalman
Aramıza hoşgeldiniz.
Mükemmel bir adamsın =)
Abi çok ilginç bi adamsın. Senin gibi kendini yenileyen kaç kişi varrdır ya. Hoş geldin
Hoş geldin aramıza Arıza Adam =)
Hoşbulduk arkadaşlar. Ben anca döndüm İstanbul’a. Sağolsun Emir yazımı yayına aldı.
çok güzel bir açılış yazısı olmuş.Tebrikler.Dehşetle devam yazılarını bekliyorum.
Sevgi her hali ile karşısındakini kabullenmektir değerli arkadaşım..sevgiyle kal,başarılar.