Başlık ilk okunuşta farklı yerlere çekilebilecek nitelikte. Bunun farkındayım, ancak bu da bir nevi pazarlama metodu. İlerleyen cümlelerde daha net anlaşılabilir sanırım.
Kendini pazarlamak derken, “karşımızdaki insana, kendimizi hangi statüde tanıtacağımız.” kavramını izah etmeye çalıştım. Her neyse, açıklama bölümünü fazla uzatmamakta yarar var.
Ülkemizde insanlarda genelde görülen bir özellik. Her ne kadar insanlar bunun üzerine kafa yormamış olsa da; genlerden midir bilinmez, pazarlayan pazarlayana. Bir insan düşünün, özel bir yeteneği bulunmamasına rağmen kendini yücelterek başarı sağlıyor. Başka bir insan düşünün, kendine özgü yetenekleri mevcut olduğu hâlde başka insanlara bunları sergileyemiyor. İşte tam bu noktada başlığa yazdığım kavram gündeme gelmeli. Birşeyler başarmak isteyen insan öncelikle kendini kanıtlama çabası içerisine girecektir. Her ne kadar yeteneklerini üst düzeyde kullanıyor olsa bile kendini pazarlayamadıktan sonra başarılı olması şansa kalır. Messi futbol sahasına çıktığında Messi’dir. Evinin arka bahçesinde değil!
Daha açık olması için şöyle bir örnek verebilirim. Bir öğrenci velisi düşünün. Sürekli “benim oğlum çok zeki ama neden dersleri düşük geliyor anlayamıyorum?” açıklamasında bulunuyor. (Annelerin %99′u oğlunu Einstein’dan daha zeki sanar.) Peki sorun nerde o zaman? Sorun çocuğun yeteneklerini sergileyememesinde. Yani kendini öğretmene açıklayamamasında. Buradan hareketle düşünecek olursak, topluma adapte olamamış; asosyal insanların yeteneklerinin farkında olmadıklarını ve de kendilerini pazarlayamadıklarını açıkca söyleyebiliriz.
Öyle ki başarısızlık duygusu da, öğrenilmiş çaresizlik de biraz bundan kaynaklanıyor bana göre.
Güncel örnek verirsem galiba söylediklerim daha da anlamlanır. ABD başkanı OBAMA’yı düşünün. Adam çok kadar insancıl gözüküyor, insanlarla iletişimi üst düzeyde. Peki toplum mu onu başkanlığa getirdi? Bence hayır. Obama kendini Amerikan halkına en iyi şekilde pazarladı. İnsanları başarılı ve yetenekli olduğuna inandırdı. Ödülünü de aldı nitekim.
Doğuştan her insanın yetenekli olduğunu düşünürsek, herkesin birşeyleri başarma fırsatı vardır. Yeter ki kendinizi kanıtlayın. Yani karşınızdakilerin yeteneğinizin farkına varmasını sağlayın. Başarılı insanlar hep böyle yapmıştır. Bugünden sonra da böyle olacaktır.
Hızlı bir yazı oldu. Dili bazı arkadaşlara ağır gelebilir. İlk yazının günahı olmaz diyerek saygılar sunuyorum.
Sefa hocam, Acayip derinden girdin ilk yazı olarak vallahi.
Obama örneğine katılıyorum ben o adamı zaten başarılı bulmuyorum ama kendini iyi bir şekilde topluma sindirdi. Bir haberde okumuştum ABD asgeri bütçeyi obama döneminde daha çok para ayırmış
Sefa abi öncelikle ilk yazın hayırlı olsun, aramıza hoşgeldin.
Güzel bir yazı olmuş.
sefa hocam seçtiğiniz konu harika. ilerde kişisel gelişim konularına ara ara değinmenizi dilerim. bu konulardaki kitap ve örnek biyografileride paylaşırsanız sevinirim.
