
Kendi çapımda en yüksek katılımlı bir veli toplantısı yaptım ve karşılıklı iletişimimiz çok güzel oldu.
İnsanın kendini anlata bildiği velilerinin olması çok güzel . En azından bunun aksini görenler için. Yanlız bu yazıyı okayacak olan veliler size sesleniyorum; lütfen öğretmeni bakıcı olarak görmeyin ve öğretmenin kendini böyle hissetmesine sebep olmayın. Veli çocuğuna yoğurt yediremiyor ama öğretmenden bekliyor. Milli Eğitim okullarında şartları güzel yüzlerce okul vardır fakat her okul öyle değil malesef, Benim gibi 26 tane öğrencisi olan bir öğretmen beslenmede yemesi gereken ve çocuğun yemediği yemeği alıştırması çok ama çok zordur. Neticede anneler çocukların eğitiminde baş aktör ve çocuklarına bin bir türlü şekilde sevmedikleri şeyleri yedire bilirler. İşin özü biraz istekli ve öz verili olmaktan gelir. Yani çocuğuna ihtimam gösteren anne 26 tane öğrencinin oldu bir ortamda öğretmenden beklememeli. Ama her türlü öğretmenden fikir alına bilir bilgi alına bilir. Çocuğu olanlara söylüyorum. Lütfen çocuğunuza birer yetişkin gibi davranın. Sizde olmayan hasletleri onlardan beklemeyin ve birer birey oldukarını unutmayın. Doğru yaşanmışlıkları ve deneyimleri yetişkinlerden az fakat sürekli takır takır işleyen beyinleri var. Her konuda fikirlerini sorun. Birey olduklarını hiç unutmayın.
Birde “çocuk yaramaz ” sendromu var. Ben fazla yetişkin gibi olan çocuğu sevmiyorum. Öyle olan öğrencileriminde sınıfta özgür olmaları için elimden geleni yapıyorum. Çocuk evde hoplayıp zıplayamıyor ( aksi durumları tenzih ederim ) , okulda da oynayamadıktan sonra beton binaların içindek bu küçük insanlara yazık etmiyor muyuz ? lütfen çocuklarınızı kimi yerlerde serbest bırakın. Kırmayan, dökmeyen, yaramazlık yapmayan birer robot haline getirmeyelim onları .
Minicik, masum gönüllerinde huzur arayın / Huzuru bulun.
