Son bir kaç gündür, yine bütün dertlerimizi unutup, İsrail dışişleri bakan yardımcısının yaptığı “terbiyesizliği” konuşuyoruz. Sağır sultan bile duydu ama yine de kabaca olayı açıklayalım.İsrail dışişleri bakanı, büyükelçimizi karşısında kendisinden daha alçakta duran bir yere oturtuyor ve “Onun bizden daha aşığıda oturduğunun görülmesini istedik.” diyor.Ve tepkiler…Başbakan,Cumhurbaşkanı,dışişleri bakanı…Burada bir kaç şey kafama takıldı .
İlk olarak, dışişleri bakan yardımcısı o söz söylememiş olsa kimin aklına gelirdi de bizim elçimize böyle bir davranış böyle bir ağırlama yapamazsınız diye karşı çıkardı.
İkinci olarak, daha yüksekte oturanlar daha asil, daha iyi, daha değerleri vs. kişiler oldu? Gmkdeleni çok olan ülkelerin milletleri daha mı yüksekteler ?
Üçüncüsü ise yazımın başlığında vurgulamaya çalıştığım ve bu yazıdaki asıl düşüncemi açıklayacağım düşünce…Önce bir alıntı ile başlayalım :
11 Mayıs 2006`da Avusturya`da `Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesine niye katıldınız` diye eleştiriler geliyor; biz de `olacağız` diyoruz` diyen Erdoğan, iki gün sonra (13 Mayıs 2006`da) `G-8 zirvesi`ne giderken Zaman gazetesine verdiği röportajda, `Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi Eşbaşkanı olarak Türkiye`ye büyük görev düşüyor` beyânında bulundu.
Şimdi siz zaten İsrail’e verebileceğiniz en büyük tavizi 3.5 sene önce vermişssiniz. Şimdi onlar bir şey dediğinde yalandan tepki vererek insanların dikkatlerini bir yerlere çekmeye çalışmayın boşuna…”Büyük Oturak Problemi”ne verdiğiniz tepki ile bizi kandırabileceğinizi sanmayın.
Asıl neyi merak ediyorum biliyor musunuz ? Aziz Nesin olsa bu konuda hakkında ne derdi ?